Yurt-dışında para çekmek ve banka işlemleri

İsveç’te kaldığım bir yıl boyunca neredeyse ihtisasını yaptığım para çekme, para gönderme, komisyondan yırtma, kur farkından sıyrılma, havale, EFT gibi olayları çok ince noktalarıyla ele alacağım. Yazı uzun diye üşenmeyin, hayat kurtaracak bilgiler vereceğim.

Aslında bu banka ve ekonomik düzen hiç göründüğü gibi değil. Olaylar olaylar.

Bazı şeyleri netleştirelim:

  1. Yurt-dışına kayıpsız, komisyonsuz vs. para transferi mümkün değildir. Bir şekilde, bir yerden zarar edersiniz.
  2. Komisyona veya kur farkına her zaman maruz kalırsınız. Ama az, ama çok.
  3. Bu ilk iki maddeyi yalanlayan veya bunlara çözüm bulduğunu iddia edenlerin zerre aklı yoktur.

Yurt dışında nasıl para çekilir?

Yurt-dışında, dünyanın her yerinde, her bankamatikte Türkiye bankamatik kartlarınızı kullanarak “o ülkenin dövizinde” para çekebilirsiniz. Kullandığınız Türk bankasının veya yurt-dışında hangi bankamatikten para çektiğinizin hiç bir önemi yok, her daim o ülkenin para birimini bankamatiklerden alabilirsiniz.

Kartınızı yurt-dışında bankamatiğe taktığınız anda, yabancı kart kullandığınız için karşınıza ilk olarak dil seçenekleri gelecek. Bu seçenekler arasında o ülkenin kendi dili ve İngilizce kesinlikle olacaktır. Diğer diller bankadan bankaya değişebileceği gibi Türkçe seçeneği hiç olmayacak.

Dil seçimini yaptıktan sonra, yabancı kart ile yapabilecekleriniz sadece para çekmekten ibaret. Hesap bakiyenizi kontrol etmek, eşe dosta havale yapmak, şifre değiştirmek gibi Türkiye’de yapabildiğiniz hiç bir işlemi yapamayacaksınız. Karşınıza gelen ekranda, çekmek istediğiniz meblağı o ülkenin para birimi olarak yazıp, (örneğin 100 yazarsanız 100 euro verir, 100TL’nin euro karşılığını vermez!) evrensel olan “yeşil” butona basarak paranızı alabilirsiniz.

Yurt dışında nasıl banka hesabı açılır?

TL kartı kullanmak yerine gittiğiniz ülkede bir banka hesabı açmak, tüm paranızı oraya koymak ve bu sayede komisyon ödememek şahane fikir. Fakat işler o kadar basit değil. Yabancı ülkelerin bir çoğu öğrencilere banka hesabı açmamak için ellerinden gelen zorluğu çıkartıyorlar. Bu konuda haksız sayılmazlar zira o ülkenin vatandaşı değilsiniz, yasal hiç bir bağınız yok. Kolay veren ülkelerde varmış tabi, okuyoruz duyuyoruz. İsveç’te hesap açabilmek için p-number’a ihtiyacınız var, bizde ki tc kimlik numarası gibi. P-number yoksa, en az 1 yıl kalacağınızı garanti eden bir belge sunmanız lazım. P-number’sız asla yapamayacaklarınız ise internet bankacılığı açtırmak ve kredi kartı almak. Ben bir istisna olarak, ilk gittiğimde 10 aylık belgeyle 5 yıllık banka kartı alabildim, o da ayrı bi anımdır.

Cebimde durmaktan renk değiştirmiş emektar kartım.

Döviz çekme komisyonu ve paranın bloke olması

Başta söylediğim gibi, TL kartınız ile yurt-dışında komisyonsuz para çekmek mümkün değil. Ama az, ama çok bir şekilde komisyon ödersiniz. Şu ana kadar İş Bankası ve Ziraat Bankası‘nı test etme imkanı buldum. Ziraat’ten nefret ettiğim için sadece 1 kez kullanmışlığım var, %3 komisyon aldı. Sadık yarim İş Bankası ise stabil bir şekilde %2-%4 arası komisyon alıyor. Bankaların sabit bi komisyon oranı olduğu yurt-dışında palavra. Tam olarak neye göre komisyon aldıklarını çözdüğüm gün mali müşavirliğimi ilan edeceğim. En sık ödediğim komisyon %2’dir İş Bankası ile.

Benim müşteri memnuniyetimi kazanmış tek banka.

Komisyon ödemeden para çekebildiğini iddia eden akıllılar aslında o mesajları yazdıktan 1 hafta 10 gün sonra çok pişman oluyorlar emin olun. Çünkü bir çok banka komisyonu anında işlemiyor veya işleyemiyor. Parayı çektikten 1 gün sonra komisyonu görebileceğiniz gibi, bu işlem bir hafta 10 günü de bulabiliyor. Bunun da kesin bir ölçüsü yok gibi.

Peki paranın bloke olması nedir? Hesabınızda 1000 TL var diyelim, bunun hepsini euro olarak çekmek istiyorsunuz. An itibariyle 430€ eder. Hesaplarımıza göre de 10-15€ en fazla komisyon alacaktır, o halde elimize en az 415€ para geçmesi lazım değil mi? Maalesef öyle olmuyor. Bankalar ani kur değişimlerine karşı (bankacının dediğine göre) kendilerini garantiye alabilmek için paranızın bir kısmını bloke ediyor. Ben en fazla %20’lik bir bloke gördüm bir keresinde ve tam 15 gün kaldırmadılar. Yani sen 400€ çekmeyi düşlerken aslında en fazla 350€ çekebiliyorsun diyebiliriz. Bloke kalkınca kalan parayı yine çekebilirsin.

Paranızda ki engelin kalkmasını sabırla beklemekten başka çare yok. Eyyy merkez bankası!

Bankaların Döviz Satışı

Bildiğiniz gibi bankalar dövizi farklı farklı kurlardan satıyor. Yurt-dışında uzun süre kalacaksanız veya yüksek miktarda harcama yaparken TL kartınızı kullanacaksanız bu ufak gibi görünen kur farkları size aslında ciddi şekilde yansıyacak. Gideceğimiz ülkenin para birimine göre inceleme yaparak, o dövizi hangi banka en ucuza satıyor önce bunu netleştirmeniz lazım.

Örneğin İsveç’e gideceğinizi ve İsveç kronu kullanacağınızı var sayıyorum. Yine dolar, euro veya diğer kurlar için de kendiniz inceleme yapabilirsiniz.

Arada ki ufak gibi görünen kur farkları aslında hiçte ufak değil.

1 yıldır düzenli takip ettiğim İsveç kronunu istikrarlı bir şekilde en pahalı satan Şekerbank, en ucuz satan ise Finansbank. Bu 1 yıldır hiç değişmedi, hatta arada ki kur farkı da hep sabit kaldı diyebilirim. 1 yıl boyunca Finansbank kullansaydım ne olurdu, Şekerbank kullansaydım ne olurdu inceleyelim:

  • Şekerbank satış: 0.2789
  • Finansbank satış: 0.2573
  • Aradaki fark: 0.0216

İsveç’te bir öğrencinin aylık ortalama harcamasının kabaca 10.000 SEK [2.500 TL] olduğunu düşünürsek: [Minimum 8.000’dir İsveç’te yaşam]

0.0216 * 10,000 = 216 TL (1 ayda)
10 ayda = 2.160 TL

Döviz satış değerlerinde ki ufacık gibi görünen farklılıkların nasıl büyük sonuçlar yarattığını gördünüz. Şekerbank yerine Finansbank kullanmanız bile ayda 216TL, yılda 2.160TL zarardan yırtmanızı sağlıyor.

Yurt dışına kaç kartla çıkmak lazım? Hazırlıklar neler?

Sadece yurt-dışı değil, genel olarak çok banka kartı ve kredi kartınızın olması baş ağrısından başka bişey değil.

Hepimizin ortak derdi.

Yurt-dışında yaşamaya veya tatile çıkacaklara tavsiyem, yanınızda 2 banka kartı ve 2 kredi kartı bulundurun. Paranızı 2 ayrı banka hesabınıza – dolasıyla banka kartınıza bölüştürün. Bu sayede birini kaybederseniz diğerinden para çekebilirsiniz. Diğer sık yaşanan sorun ise kartlardan birinin bankamatik tarafından yutulması. Tek kartla yola çıktığınızda başınıza böyle bişey gelirse çok zor durumda kalabilirsiniz. Örneğin İsveç bankaları kesinlikle cihazın yuttuğu kartı geri vermiyor, kart onlara aitse size yenisini basıp yolluyorlar, Türk bankasına aitse zaten geri almanın imkanı yok gibi. Derdini anlatacaksın, kanıtlayacaksın, adamlar zaten pimpirikli, çok sıkıntılı yani.

Bu 2 banka hesabınızın da internet bankacılıkları, siz daha yola çıkmadan “tam yetkilerle” açtırılmış olsun. Bu sayede kartlarınızdan birinin yutulması veya kaybolması durumunda paranızı internet bankacılığı üzerinden diğer karta transfer edebilirsiniz. Tam yetkiler önemli. Örneğin Yapı Kredi’de internet bankacılığı açtırıyorsunuz ancak yurt-dışından erişim yapamıyorsunuz, onun için ayrı talimat lazım vb. Zirrat Bankası’nda da yurt dışına açtırmak için bazı işlemler yapmanız gerekiyor.

Kartınızı mutlaka yurt dışı kullanıma açtırın.

2 kredi kartınızın olması da aynı sebeplerden faydalı. Birisinin şifresi bloke olursa vs. diğerini kullanabilesiniz diye. Lakin kredi kartlarınız için birinin Visa, diğerinin MasterCard olmasını tercih edin. İnternet alış-verişlerinizde firmalar Visa ve MasterCard için farklı komisyon oranları koyabiliyor. Özellikle hava yolu firmalarında bunu çok sık görürsünüz. İki çeşit kartınız olursa kendinize avantajlı geleni seçme şansınız olur.

Belirtmek lazım, kredi kartlarınız ve banka kartlarınız aynı bankalardan olsun. 2 ayrı bankadan 2 ayrı banka kartı aldıysanız, yine o bankalardan kredi kartı alın. Bu sayede kart borçlarınızı internet üzerinden ödeyebilir, limit dolmak üzere olduğunda anında müdahale edebilir ve tüm bunlar için boşu boşuna EFT ücreti ödememiş olursunuz.

İstisna banka uygulamaları

Şu ana kadar sadece Yapı Kredi’de gördüğüm bir uygulamadan bahsetmek lazım. Belki diğer bir kaç bankada da vardır fakat ben bilmiyorum. Genel olarak çoğunlukta olmadığını söyleyebilirim.

Yurt-dışı anlaşmalı ATM’leri olan Yapı Kredi ile komisyon ödemeden para çekebiliyorsunuz. Lakin bu her ülkede ve her bankamatikte olmayan bir özellik. İsveç’te yok mesela. Koskoca Macaristan’da sadece 97 ATM’de var, ara ki bulasın. Yine de inceleyebilirsiniz. Almanya’da ise 4 şehirde varmış.

UniCredit’e ve üyesi olan bankalara has bir anlaşma.

Şunu vurgulamak lazım, komisyon ödemiyorsunuz demek kur farkı ödemeyeceğiniz anlamına gelmez. Yapı Kredi’nin o kadar enteresan bir sistemi var ki aklım almıyor. Maalesef kredi kartını kullanıyorum, ordan biliyorum.

İsveç’te yapı kredi banka kartı veya kredi kartıyla birşey aldınız ve 200 SEK (50TL) tuttu diyelim. Banka önce bunu dolara (ne alakaysa) çeviriyor, daha sonra ise doları TL’ye çeviriyor. Burada 2 kere kur farkına maruz kalıp çok feci kazıklanmış oluyorsunuz.

Kanıtlarımla geldim!

Yani başta dediğim gibi, banka o parayı sizden bir şekilde çıkartacak o yüzden aslında çok kafa yormamak lazım.

Döviz özellikli kredi kartı nedir?

Birde aslında böyle aslı astarı olmayan ama kulaktan kulağa yayılmış osuruktan bi uygulama var. Yukarıda ki anlattığım çift kur dönüşümüne uğramamak istiyorsanız döviz özellikli kart alabiliyorsunuz. Lakin İş Bankasında bunu bunu öğrencilere vermiyorlar, diğer bankalarda da öyle olsa gerek. Bu kartın tek esprisi seçtiğiniz dövize (dolar veya euro) göre işlem yapması. Örneğin dolar seçerseniz, İsveç kronunu dolara çeviriyor ve öyle bırakıyor. Bir daha TL’ye çevirmiyor. Böylece 2 kez kur dönüşümü yapmamış oluyorsunuz. Boktanlık nerede? Kredi kartı borcunuzu da dolar olarak ödüyorsunuz. Her hesap kesiminde dolar yükselmesin diye dua edersiniz artık..

Dolar ve kron düşsün, euro yükselsin. Tek duam budur.

İnternet ve Telefon Bankacılığı

İnternet bankacılığına girişte genel olarak her banka telefonunuza bir doğrulama mesajı gönderiyor bu yüzden ilk işiniz Türkiye hatlarınızı yurt-dışına açtırmak olsun. Hele ki “3D secure” kullanan bir kartınız varsa her internet alış-verişinde o kodu girmeniz gerekecek, çilesini çeken bilir. Bu çok verimsiz ve zaman çalan bi yöntem, her seferinde Türkiye kartımı tekrar takmak vs. çok eziyetli. Çözümü basit.

Çok lüks bir telefona ihtiyacınız yok, sadece Java desteklesin yeter. İşbank mobil uygulamasını indirip bu onay mesajı olayından kurtulabilirsiniz. Tek kullanımlık şifrenizi hangi kart takılı olursa olsun kolayca üretip, internet bankacılığına giriş yapabilirsiniz. Veya Türkiye’deyken 25TL’ye bir i-Anahtar cihazı alarak her yerden internet bankacılığına erişebilirsiniz.

Exchange yapsak mı?

Exchange için komisyon bayılmayın. Para çevirmek her zaman kazıklanmanıza yol açacak yegane işlem, mümkün oldukça kaçının. Komisyon almayan yerler ise oranları düşük tutarak şartları eşitliyor. Hele ki hava-alanında, bankalarda falan exchange yaparsanız vay halinize. Türkiye’de tahtakale, taksim gibi döviz bürolarının bol olduğu yerlerde biraz gezinerek, daha uygun kurdan satan bir dövizciden dönüşüm yapabilirsiniz eğer illa yapacaksanız.

Bankalarda sorsak mı?

Bankaları garip sorularınla bunaltabilir, bilgisiz personellerle tek tek tartışabilir, müşteri hizmetlerinde hatta kalma rekorları kırabilirsin. Çok uğraşıp bu yöntemden bir sonuç alamadım ama birde siz deneyin bakalım.

Özet

TL kartını bir şekilde kullanacaksınız. Şimdilik başka alternatif yok. Sadece söylediğim ufak noktalara dikkat ederseniz sıkıntı yaşamaz ve mümkün olan en az zararla bu işi atlatmış olursunuz. Eğer daha iyi bir alternatif & yöntem keşfettiyseniz lütfen yorumlarda paylaşın.

(+) Yorumlarda pek kişi yaşadığı tecrübeleri ve sorunları paylaşmış. Dolayısıyla yazıya bırakılmış bu yorumlarıda okumanızı öneririm.

Yurt-dışı Seyahat ve Uçuş Tavsiyeleri

Çok ufak yaşlarda ilk uçak yolculuğumu yaptım. Tam emin olmamakla birlikte ilk tecrübemin Ankara aktarmalı Samsun uçuşu olduğunu sanıyorum. 97-98 yılı olması lazım. O zamanlar Türkiye’de hava ulaşımı hem çok lüks hem de THY tekelinde sürmekteydi.

İlk yurtdışı uçuşumu ise İstanbul-Stockholm olarak gerçekleştirdim. Genellikle bu konuda internet üzerinde bir çok eski veya şaibeli bilgi var. Hava yollarının kuralları çok sık değiştiği için bu yazılarda yer alan bilgiler de güncelliği kaybetmiş durumda. Gidiş-gelişte aklımda kalan bazı önemli detayları yazacağım.

Bavul-Valiz Hazırlığı

Kullandığınız hava yolu firmasını size bavul getirme hakkı tanıyor mu öncelikle bunu öğrenin. RyanAir, Norwegian gibi “dolmuş”çuluk yapan hava-yolu firmaları yanınızda sadece 8kg’lık el bagajı getirmenize izin verir.

Bu rakam Pegasus’ta 20kg teslim edilen valiz, 8kg ise el bagajı şeklinde. Bazı çok istisna seferlerde ise bu limit 30kg’a çıkıyor.

Önemli bir ayrıntı daha, yalnızca 1 parça el bagajını kabine alabilirsiniz! 2-3 parça el bagajı ile kabine girmeniz mümkün değil. Ancak bayanların çantaları, laptop çantaları gibi “çok şahsi” parçalar el bagajından sayılmıyor.

Önemli bir ayrıntı daha, uluslar-arası hava taşımacılığı kuralları gereği tek parça bagajınız en fazla 32 kilogram olabiliyor artık. Gerekçe olarak ise 32 kilogram’dan daha ağır bagajların – bagaj taşıyan kişilerin sağlığını tehlikeye atması gösteriliyor.

Eğer valiziniz 20 kilogram’dan daha fazla olacaksa, internet üzerinde ekstra bagaj hakkı almanızı öneririm. Bunu almazsanız ve check-in esnasında valiziniz daha ağır çıkarsa çok yüksek ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu ücret hava-yollarına göre değişmekte olup genelde kilo başına 5-15€ arasında oluyor.

Tecrübeyle sabittir ki, gideceğiniz yerlerde mutlaka birşeyler alacaksınız. Bu yüzden valizinizi tam kilo sınırına dayayacak şekilde doldurup gitmeyin-biraz boş yer kalsın.

El bagajınıza almanız yasak olan hiç bir şeyi inatla oraya koymaya çalışmayın! Görevlilerle tartışmaya-inatlaşmaya kalkmayın. Hava-alanlarında ki polislerin ve görevlilerin her dediğini yapın, çünkü bu personellerin inanılmaz geniş yetkileri var. Onlarla inatlaşmanız size hiç bir şey kazandırmaz, başınıza çok çok büyük dertler açarsınız. Hatta ve hatta ömür boyu uçuş yasağı bile verebilme yetkileri var size, ona göre.

Bavulunuzu kilitlemeyin. Uçuş güvenliği gereği görevlilerin valizinizi açıp bakma hakkı var. Kilitli olması durumunda ise kilidi kırma yetkileri de var.

Bir diğer önemli husus ise, bavulunuza – onu kolayca tanımanızı sağlayacak bir işaret takmanız. Bu renkli bir ip olur, eşarp olur, dikkat çeken başka bir şey olur – o size kalmış. Yeter ki valizi görünce tanıyabilesiniz. Bavulunuzun üstüne adınızın-soyadınızın-adresinizin-telefon numaranızın ve e-posta adresinizin yazılı olduğu sağlam birşey yapıştırın-bağlayın. Genelde bunları yazabilmeniz için hazır gelen bi alan bulunur.

Güvenlik kontrolleri.

Aşağıda listelediğim şeyleri el bagajınıza koymanız yasaktır (teslim ettiğiniz valize koyabilirsiniz):

  • Yanıcı-yakıcı-patlayıcı her türlü madde ve sıvı. Boyalar, kimyasallar, çakmak gazı, kolonya vb.
  • Yanıcı-yakıcı olmayan her türlü gaz ve sıvı. Su, gazlı içecekler, şurup, içki vb.
  • Sprey gaz içeren ürünler. Deodorant, parfüm, traş köpüğü vb.
  • Macun kıvamında ki maddeler. Diş macunu, reçel, bal, losyonlar, kremler, şampuan, saç jölesi vb.
  • Kimyasal ürünler. Tıbbi veya endüstriyel alanlarda kullanılan her türlü kimyasal.
  • Bitki, bitki tohumları, canlı-cansız hayvan vb.
  • Katı olmayan yiyecek ve içecekler. Kokulu yiyecek ve içecekler hava-alanı köpeklerini valizinizin başına toplayacaktır.
  • Kesici-delici-patlatıcı aletler. Çakı, bıçak, muşta, tabanca, mermi vb.

Yanınıza su, kola, fanta vb. hiç bir sıvı alamazsınız! Bunu tekrarlıyorum çünkü her seferinde çöplere su boşaltan insanlar görüyorum. Önceden bu kural sadece yurt-dışı uçuşlar içindi, artık yeni gelen yasayla aynı durum yurt-içi uçuşlarda da var. Kısaca yanınıza su almayın!

Serbest olan ancak koymanızı önermediğim şeyler;

  • Kırılacak şeyler, cam ürünler. Görevliler valizlerinize özen göstermez, bam güm fırlatırlar. Eğer bunları iyi sarmadıysanız hepsi kırılır.
  • Değerli şeyler. Para, ziynet eşyası, altın vb.
  • Kimlik, önemli evraklar, pasaport. Eğer valiziniz gecikirse veya kaybolursa ve pasaportunuzda onunla birlikte giderse hava-alanından çıkamazsınız.
  • Anahtarlar, cüzdan ve benzeri önemli şeyler.
  • İndiğiniz hava alanında araç kiralamış iseniz onun evrakları.

Bavul-Valiz’e – El Bagajına Koymayı Unutmayın

  • İç çamaşırı ve çorap.
  • Elektronik aletlerin şarj cihazları. Diz üstü bilgisayar şarj aleti, dijital fotoğraf makinesi şarj aleti, cep telefonu vs.
  • Gideceğiniz ülke hangi priz sistemini kullanıyor? Örneğin Amerika’ya gidiyorsanız priz dönüştürücü almanız gerekecektir. Avrupa’da genel olarak Türkiye ile aynı elektrik sistemi kullanılıyor ancak Amerika için 110v-120v dönüştürücüye ihtiyacınız olacak.
  • Diş fırçası, 100ml’den daha az bir diş macunu (sorun olmayacaktır)
  • Ağrı kesici, aspirin, uyku ilacı vb. Mümkünse bunların reçetelerini de yanınızda bulundurun. Diğer tüm ilaçların da aynı şekilde. Görevliler reçetenize bakmak isteyebilir, böyle bir hakları var.
  • Roll-on, ter kokusunu giderici her türlü sıvı ve yanıcı olmayan madde.
  • Tırnak makası, tarak, ayak kokusunu önleyici anti-bakteriyel ürünler.
  • Ağır kokusunu önleyen sakız.
  • Traş makinesi veya bıçağı. Hem genital bölgeler için hemde yüz için traş bıçağı
  • Ufak bir katı sabun
  • Ped, prezevatif, makyaj malzemeleri ve pamuk.

Ne olur ne olmaz

Acil durumlar için yanınıza yazılı bir şekilde almanız gereken bazı şeyler var. Aklıma gelenler:

  • Ailenizin -yakınlarınızın bir kaçının telefon numarası. Gittiğiniz ülkenin uluslar-arası telefon kodunu öğrenmeyi unutmayın!
  • Gidilen ülkede polis-konsolosluk gibi yerlerin telefon numaraları ve adresleri.
  • Otelinizin veya gideceğiniz yerin telefon numarası ve adresi.
  • Gidilen ülkenin çeşitli tren ve otobüs firmalarının telefon numaraları.
  • Cep telefonunuzu yurt-dışına açtırmayı unutmayın!
  • Gider-gitmez, eğer 2 haftadan uzun kalacaksanız ya kullan-at kartlardan edinin, yada kontörlü bir hat açtırın.
  • Gideceğiniz yere eğer toplu taşıma kullanacaksanız bunları daha önceden araştırın.
  • Gideceğiniz ülkenin parasından biraz cebinizde olsun. Euro, dolar, İsveç kronu, Norveç kronu, İngiliz sterlini vb.

Hava-alanın’da Yapılacaklar

Temel olarak hava alanında yapacağınız 2 iş var, bunlardan ilk biletlenmek ve check-in, diğeri ise bagajınızı teslim etmek. Mümkünse 24 saat önceden online check-in işlemi yapın. Bu sizi uzuun sıralardan kurtaracaktır.

Büyük bir hava alanına gidiyorsanız eğer veya oradan başka bir yere gidiyorsanız, kullandığınız hava yolu firmasının hangi terminal’den kalkacağını öğrenin. Neredeyse bütün hava alanlarının web sayfalarında bu bilgiler bulunur. Örneğin Pegasus, Arlanda hava alanında 5 numaralı terminalde bulunuyor.

Gözünüz devamlı uçuş bilgilerinin aktığı ekranlarda olsun. O ekranlara göre kapıya yönelecek veya işlemlerinizi tamamlayacaksınız. Giriş kapınız her an değişebilir ve böyle durumlar yüzünden uçağı kaçırırsanız hava yolu mes’uliyet kabul etmez! Ekranları takip etmek sizin sorumluluğunuz.

Yolculuğa çıkarken metal içeren şeyler giymeyin/takmayın. Buna örnek olarak metal içeren ayakkabı, erkekler için kemer, metal kordonlu saat, zippo vb. çakmak, bozuk para örnek verebilirim. Aksi halde kontrollerden geçerken bunları her seferinde giyip-çıkarmanız gerekecek ve tadınız kaçacak.

Uçuş saatinizden en azından 1.30 saat önce hava-alanında olun. Gider-gitmez valizini tarttırıp, teslim edeceğiniz sıraya girin. Check-in işlemlerinizi yaptırın, biniş kartınızı alın.

Yurt-dışı çıkışlar için “yurt-dışı çıkış harcı pulu” almanız gerekiyor Türkiye’de. Dönüşte böyle bir şey yok.

Ne amaçla giderseniz gidin bu 15TL’lik çıkış harcı pulunu almanız lazım. İstisnai 3 durum var; 7 yaşından küçük çocuklar, çifte vatandaşlar ve oturum izni olanlar.

Valizlerin tartılması, en stresli dakikalar 🙂

Hava alanlarında hırsızlık ve eşya kayıpları sık yaşanan şeylerdir. Kendinizi kaybedin ama pasaportunuzu ve biniş kartınızı kaybetmeyin!

Hava-alanlarında tax-free (vergiden muaf) satış yapan mağazalar bulunur. Gideceğiniz ülke de hayat pahalı ise (örneğin İsveç) hava-alanından mümkün olduğu kadar alkol ve sigara almaya bakın. En güncel limitler şu şekilde:

  • 2 tane 1’er litrelik içki.
  • 2 karton (10 paket=1 karton) sigara.
Kurallar:
  • Bu ürünlerin faturasını atmayın.
  • Bu ürünleri ağzı kapalı tax-free poşetine koyun.
  • Bu ürünleri hava-alanında açmayın.

İkinci husus ise, yurt-dışında yaptığınız 100€ ve üzeri alış-verişlerde, ürünü aldığınız mağazadan tax-free formu doldurtursanız, Türkiye’ye dönerken paranızın bir kısmını geri alabilirsiniz. Bu geri iade işlemi check-in yapmadan direk dönüşte kullanacağınız hava-alanında gerçekleşecek. Check-in yapmadan kısmı önemli!

Hava-alanlarında vergiden muaf ürünlerin satıldığı pek çok mağaza bulunur.

Uçak İçi ve Uçuş Esnası

Görevlilerle tartışmayın, yolcularla tartışmayın. Daha önce dediğimi tekrarlıyorum, uçak yolculuğu otobüs yolculuğuna benzemez! Kimse sizin nazınızı çekmek zorunda değil. Eğer kabin ekibini ve yolcuları rahatsız ederseniz bu durumu anında en yakın kuleye bildirip, en yakın ülkeye iniş izni ister – sizi de bir güzel o ülkenin polisine teslim ederler. Uğraşır durursunuz, bir daha da uçağı rüyanızda göremezsiniz.

Yanınızda mümkünse bozuk para taşıyın. Pegasus her uçuşta bana borç takıyor bu yüzden.

Uçağa bindiniz diye hemen kalkacak diye bi kaide yok, bu belediye otobüsü değil öyle. Bazen binersiniz, 40 dakka öylece oturursunuz içerde.

Kemerlerinizi takın denildiğinde lütfen takın. Hem mürettebatın hemde diğer yolcuların antipatisini kazanmayın.

Çok zor değil, inat etmeyin.

Telefonlarınızı kapalı tutun veya varsa uçuş moduna alın. Dediğim gibi, kurallara uyun. “Uçuş güvenliğini tehlikeye atmak” diye bir suç var ve bunun cezaları oldukça ağır.

Uçağa binmeden önce karnınız aç olmasın ama tıka basa’da yemeyin. Mideniz bulanırsa çok tok olduğunuzda rezalet olabilir.

Uçak piste iner inmez kemerlerinizi açıp hemen ayağa kalkmayın. Uçağın tekerleri yere değdikten sonra en az bi 20 dakka sürer sizin oradan çıkmanız.

Uçakta bağırarak konuşmayın. Cak cuuk sakız çiğnemeyin, yemek yerken biraz nazik olun ağzını şapırdatmayın. Geğirmeyin, ayaklarınızı önde ki koltuğa dayamayın. Ayakkabılarınızı çıkarmayın! Bunları yazmak komik gelebilir ancak inanın bu davranışları gösterenler var :((

Uçaktan İniş ve Hava Alanından Çıkış

Pasaport kontrolüne girin. Burada ki polis size formaliteden bir kaç soru sorabilir, korkmayın bazen yalandan böyle yaparlar.

Pasaport kontrolünde “citizens” ve “non-citizens” olmak üzere 2 bölüm bulunur. Size uygun olanı seçin. Vatandaşlığınız yoksa non-citizens sırasına girmelisiniz.

Elinde köpeklerle gezen polislerden biri yanınızdan geçebilir, o esnada köpekler sizi koklamaya falan çalışırsa panik yapmayın – bırakın koklasınlar.

Valiziniz geç çıkabilir (50 dakika beklediğim zamanlar oldu), panik yapmayın. Eğer valiziniz çıkmazsa zabıt tutturun. Özellikle Amsterdam uçuşlarında valiz kaybolma olayı çok yaşanıyor gördüğüm kadarıyla. Valiziniz büyük olasılıkla başka bir uçağa gitmiştir yanlışlıkla, daha sonra size yollarlar.

Tax free’den aldıklarınızı elinizde taşımak istemiyorsanız valize koyabilirsiniz, sorun olmaz. Tabi ki bu durum, gideceğiniz yere vardıktan ve valizi aldıktan sonra geçerli.

Yorumlarınızı aşağıdan yazabilirsiniz.