Viyana Operası

Viyana’ya vardığımız gün havanın yağmurlu oluşu sebebiyle süper bir fırsat yakaladık ve operaya gittik. Belirteyim, Viyana operası dünyanın en ünlü opera binalarından biridir ve dünyanın en iyi senfonik müzik topluluğu olarak anılan orkestraya sahiptir. Yağmur yağarken yapılabilecek en iyi şeyi yaptık ve Opera’ya girdik. Daha önce hiç opera izlememiştim, açıkçası hiç bir fikrim yoktu ama Viyana’ya kadar gelip de opera izlemeden dönmekte olmazdı.

Opera izlemenin haricinde günün belli saatlerinde rehberli turlarda düzenleniyor. Tur ücreti opera ve opera müzesini gezmek istiyorsanız; yetişkinler için 6,5€, öğrenciler için ise 3,5€. Tüm fiyatları görmek için web sitelerine bakabilirsiniz. Pazartesi günleri sadece opera kısmını gezdiriyorlar ve müze kapalı, fiyatlar ise 2 kat. Genellikle saat 10 ile 16 arasında her saat başı tur oluyor. Bu program günden güne değiştiği için en iyisi web sitelerinden kontrol etmek.

Viyana operası.

Yılbaşı ve paskalyanın bir günü hariç geri kalan her gün Viyana operası açık ve kesinlikle bir gösteri oluyor.

Opera izlemek için iki seçeneğiniz var, oturarak izlemek istiyorsanız (ki 3,5 saate yakın sürdüğünü düşünürsek kesinlikle oturarak izleyin) gitmeden bir süre önce bilet almanız gerekiyor. Aksi halde yer bulmanız çok zor olur. İkinci seçenek balkonda ayakta izlemek, bunun biletleri online satılıyor mu bilmiyorum ama balkon bile tıklım tıklım oluyor. Biz gittiğimiz gün tesadüfen operaya gitmeye karar verdiğimiz için balkon bileti aldık.

Bizim izlediğimiz opera Figaro’nun Düğünü‘ydü. Sadece 3€’ya bilet aldık. Opera öncesinde 1 saat kadar sırada bekleyip bilet almaya çalıştık. Müthiş bir kalabalık vardı.

Figaronun düğünü bileti.

İnsanların operaya en şık kıyafetleriyle, ve büyük çoğunlukla takım elbiseyle gittiklerini belirteyim, altınızda kapri – üstünüzde tişört rezil olmayın. Opera’ya meraklıysanız ve sanatı seviyorsanız, bir opera dürbünü edinmelisiniz. Çok seksi bir alet.

Giyim-kuşam ve dürbün olayını hallettikten sonra opera kültürü ve kurallarını öğrenmenizi öneririm. Bir takım kurallar;

  • Ses yapan, hışırdayan şeyler giymeyin ve taşımayın. Telefonunuzu kapatın. Konuşmak, fısıldaşmak bile ayıplanıyor, hemen size “şışşşt” yapıyorlar. Ona göre.
  • Opera saatinden önce içerideyseniz balkonda duracağınız yere fular bağlayarak işaretleyebiliyorsunuz. Yanınızda fular yoksa herhangi bir kağıtta bağlayabilirsiniz. Balkondaysanız çok köşe bir yer seçmeyin, hafif kenarlar ve orta kısmın ön sıraları en güzel yerler.
  • Önünüzde ki metin ekranlarında Almanca ve İngilizce seçenekleri olacak. İzlediğiniz operayı bilmiyorsanız diyalogları oradan takip edebilirsiniz.
  • Opera’ya karnınız aç gitmeyin 3-4 saat mahvolursunuz. Kesinlikle yanınıza su alın. Bunun haricinde operada bir şeyler yenip içilmez.
  • Opera başladıktan sonra asla fotoğraf çekmeye kalkmayın.
  • Opera başlamadan önce salonda olmanız gerekir, geç gelinmez. Hangi sahne arasının ne kadar süreceğini öğrenin. Su almaya falan giderseniz geç kalmayın.
Figaro’nun düğünü. Çekebildiğimiz tek fotoğraf. Flaşsız çektik, buna rağmen deklanşör sesine bile kızdılar. Bildiğin ölüm sessizliği oluyor içeride.
Opera aralarında yemek yeyip, bir şeyler içebileceğiniz kafeler.
Opera binasının kendisi de gezilip görülmesi gereken yerlerden.
İçeride Mozart, Beethoven, Schubert gibi pek çok sanatçının heykelleri de bulunuyor.

Figaro’nun tamamını maalesef izleyemedik. Ayakta izlemek çok yorucu olduğu için 1,5 saat kadar izleyip salondan ayrıldık ama yine de güzeldi.

Yorumları alalım.

2 thoughts on “Viyana Operası”

Leave a Reply